Jinekomasti Ameliyatı Nedir?
Jinekomasti Ameliyatı Nedir?

Jinekomasti, erkeklerde anormal meme büyümesidir. Yaşın ilerlemesi, kilo problemi, bazı hastalıklar, kullanılan bazı ilaçlar ve vücut geliştirmeyi destekleyen kimi takviyeler sonucu oluşabilir. Eğer altta yatan başka bir sağlık sorunu yoksa cerrahi yöntemlerle küçültme yapılabilir. Kişiyi psikolojik olarak etkileyen ve saklama ihtiyacı duyulan anormal meme büyümesi jinekomasti ameliyatlarıyla estetik bir görüntüye kavuşturulur. Operasyon, başarı oranı oldukça yüksektir.

 

Jinekomasti ameliyatı erkeklerde anormal büyüyen memenin cerrahi işlemler ile küçültülmesi işlemidir. Jinekomasti tedavisinin seyrini sarkan derinin miktarı, memedeki yağ birikmesi, kahverengi kısmın boyutu ve yeri gibi durumlar etkiler. Bunların durumuna göre operasyon esnasında yapılacaklar değişir.

Jinekomasti Ameliyatı Kimlere Yapılır?

Jinekomasti, erkeklerde olan aşırı meme büyümesidir ve bu durumla karşılaşan birey ilk olarak endokronoji doktoruna muayene olmalıdır. Jinekomasti sıklıkla başka hastalıklardan yada fazla kilo alımından kaynaklıdır. Meme büyümesi başka rahatsızlıklardan kaynaklanıyorsa bu rahatsızlıklara yönelik tedaviler uygulanır. Ergenlik döneminde ortaya çıkan büyümeler zamanla geçebilir. Bu yüzden Jinekomasti operasyonu 18 yaşından küçüklere önerilmez. Memedeki şekil bozukluklarına yönelik işlemler kalıcı ve güvenilir işlemlerdir. Birçok soruna yönelik yapılabilirler:

  • Memede yağlanmaya bağlı anormal büyüme, yaş fark etmeksizin görülebilir. Bölgeye liposuction uygulanarak sorun çözülür.
  • Jinekomasti sert doku birikmesiyle oluşmuş olabilir. Bu dokular da jinekomasti ameliyatıyla çıkarılır.
  • Yağlanmaya ve sert doku birikimine ek olarak veya tek başına deride gevşeme ve sarkma görülebilir. Sarkmalar, fazlalık yaratan deri parçası alınarak gerginleştirilir.
  • Anormal büyüme ve sarkmalar sonucu meme ucundaki koyu renkli bölgenin yeri değişebilir; koyu renkli bölge olması gereken yere jinekomasti ameliyatı sırasında getirilir.

Erkeklerde anormal meme büyümesi birçok sebepten kaynaklanabilir; bazı ilaçlar, vücut geliştirmek için kullanılan bazı maddeler vb. bu nedenle ameliyata başvurmadan önce dokunun ultrasonla incelenmesi ve endokronoloji bölümünde kimi tetkiklerin yapılması gerekir.

Jinekomasti Ameliyatı Kimlere Yapılır?
Jinekomasti Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Jinekomasti Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Jinekomasti sorununda memedeki derinin elastik yapısı bozulmadıysa ve sadece yağ birikmesi varsa, liposuction ile fazla yağ alınır ve deri kendini toparlar. Eğer ki fazlalık memede sert doku kaynaklıysa bu dokuların alınması gerekir. Sert dokunun fazla olması yağ birikmesiyle aynı anda görülebilir; bu drurumda liposuction ve sert dokunun alınması aynı seansta uygulanabilir. Tüm bunların yanında elastik özelliğini kaybetmiş deri sarkabilir. Meme ucundaki koyu renkli bölge sarkmış olabilir. Böyle durumlarda fazla olan deri çıkarılarak cilt gerginleştirilir. Koyu renkli bölge olması gereken konuma getirilir. Kesinin küçük ve gizlenebilir konumda olmasına dikkat edilir. Büyük ve kalıcı yara izleri genellikle görülmez. Bazı tekniklerde, kesi açılmaz böylece iz bırakma ihtimali düşürülür. Operasyon ortalama 40 dakika kadar sürer. Jinekomasti ameliyatı, yapılacak işlemin boyutuna göre lokal anestezi, intravenöz sedasyon veya genel anestezi altında gerçekleştirilebilir. Bazı durumlarda cilt yüzeyine dikişler atılabilir, bunlar en geç bir hafta sonra alınır.

 

Jinekomasti ameliyatları iyileşme sürecinin hızlı ve konforlu olduğu işlemlerdir. İşlem sonrasında kısa süre içinde büyük oranda sosyal yaşamlarına geri dönerler. Başarı oranı yüksek ameliyatlardır.

Jinekomasti Ameliyatı Riskleri ve Komplikasyonları

Jinekomasti ameliyatı komplikasyon oranı oldukça düşük bir operasyondur. Eğer işlem mikro girişler ile kesi açılmadan gerçekleştiyse kesilere ve anesteziye bağlı riskler büyük oranda ortadan kalkar. Kesi açılarak gerçekleştirilen işlemlerde yara bölgesinin ve varsa dikişlerin korunması gerekir. Dikiş atıldıysa operasyon bölgesi bir süre ıslatılmamalıdır. Ameliyat sonrası bir süre korse kullanımı önerilir. Yara yerinin enfeksiyon kapmaması için hijyene dikkat etmek gerekir. Ağrı bu işlemlerden sonra genellikle görülmez. Morarma, şişlik uyuşukluk ve karıncalanma hissi birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Kanama ve kan birikmesi durumu çok az rastlansa da dren kullanılarak kontrol altına alınabilir.

Jinekomasti Ameliyatı Riskleri
Jinekomasti Ameliyatı İyileşme ve Etki Süresi
Jinekomasti Ameliyatı İyileşme ve Etki Süresi

Jinekomasti ameliyatlarının sonucu kalıcıdır. Başka bir rahatsızlık, etki veya kilo alma durumu olmadıkça tekrar etme ihtimali düşüktür.

 

Jinekomasti operasyonlarında anestezi şekli hastaneden çıkma süresini etkiler. Eğer operasyon genel anestezi ile gerçekleştirildiyse hasta bir gece hastanede kalır. Lokal anestezi uygulandıysa aynı günün içinde hastaneden çıkabilir. Hasta, evine döndükten sonra günlük hayatına devam edebilir. Operasyon sonrasında giyilmesi gereken korse üç – altı hafta boyunca devamlı kullanılmalıdır. Üç haftadan sonra da sadece gündüzleri kullanılabilir. Korse kullanımı iyileşme dönemi için önemlidir. Havuza veya denize girmek için iki hafta beklemek gerekir. Altı haftalık süre dolana kadar ödem riskini arttıran aktivitelerden uzak durmak gerekir. İlk günlerde ağrı, batma, morluk gibi durumlar az da olsa görülür, bunlar geçicidir. İyileşme süresince sağlıklı beslenmek gerekir. Doktor kontrollerinizi aksatmamak önem teşkil etmektedir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Jinekomasti ameliyatları öncesinde ve sonrasında hastanın dikkat etmesi gereken hususlar şöyle sıralanabilir:

  • Ameliyattan bir süre önce sigarayı bırakmak gerekir. Sigara, yara iyileşmesini kötü etkiler.
  • Ameliyattan 7-10 gün önce aspirin kullanımı bırakılmalıdır.
  • Operasyon öncesinde kullanılan ilaçlar geçirilmiş operasyonlar, ve daha önceki hastalıklar hakkında doktorunuza eksiksiz bilgi verilmelidir.
  • Operasyon sonrasında korse gereken süre boyunca kullanılmalıdır.
  • Ağır spor aktivitelerine tekrar başlamadan önce doktorunuza danışmalısınız.
  • İki hafta boyunca denize ya da havuza girilmemelidir.
  • Yara yerinin hijyenine önem verilmelidir.
Op. Dr. Hakan Demirel